Kısa Hikayeler

Kurşun

  • Maktulü düzenekten indirin, salahiyet bende.
  • Emredersiniz amirim. 

Ali amir maktulle ilgili olay yeri bilgilerini toplarken aynı gün içinde İstanbul’un 4 farklı yerinde aynı şekilde öldürülmüş maktullerin ilkine baktığından habersizdi. Birer saat arayla gelen telsiz anonsları sakin başlayan günü hızlıca bir kaosa çevirmeyi başarmıştı. 

Cesetlerin tamamı, yere paralel hafif eğri duran daire şeklinde büyük bir düzeneğin tam ortasına denk gelecek şekilde, küçük dairesel hareketlerle dönen bir ipe bağlı büyük bir topun üzerine oturtulmuştu. Hepsinin gözleri parlak gri renkte, henüz ne olduğunu bilmedikleri bir maddeyle kaplıydı. Kafalarının sol tarafından bir el ateş edilerek vurulmuşlardı. Ancak hangisinin hangi sırayla yapıldığı adli tıp raporu sonucunda belli olacaktı. 

Maktullerin kimlikleri belirlendikten sonra hızlıca soruşturmaya başlayan Başkomiser Ali, Eda Komiser ve Yusuf Komiser ile birlikte öldürülenler arasındaki ilk bağlantıyı hızlıca kurdu. Maktuller; Terazidere Mahallesinden, çoğunluğu Arnavut göçmeni olan mahallelinin çok da haz etmediği, girdikleri işlerde dikiş tutturamayıp mutlaka ufak tefek bir vukuatla ilk haftalarında kovulmayı başaran, akşamları soluğu Haliç meyhanelerinden birinde alan, paraları çıkışmadığı için oralarda da mimlenmiş dört arkadaştılar. Ufak tefek şikayetler dışında sabıkaları yoktu. Cesetleri ayrı ayrı sırasıyla Üsküdar, Beşiktaş, Haliç ve Kadıköy’de bulunana kadar kimse yokluklarından rahatsız olmamıştı. 

Maktullerin adli tıp ve olay yeri inceleme raporları geldikçe durumun tuhaflığı da artmaya başlamıştı. Dört olay yerinde alınan ayak izlerinin ayakkabı numaraları birbirinden farklıydı. Daha tuhaf olanı, ayak izlerinden birinin kadına diğer ikisinin erkeğe ait olduğuydu. Katilin dikkat dağıtmak için çok ince çalıştığı belliydi.

Gözlerinde bulunan maddenin eritilmiş kurşun olduğu ve balistik incelemede dört kişinin de Kadıköy’de bulunan silahla öldürüldüğü tespit edilmişti. Ölüm saatlerinin de hemen hemen aynı olduğu bilgisine dayanarak Cinayet Büro katilin maktulleri aynı anda öldürüp, önceden hazırlanmış düzeneklere tek tek bıraktığı kanısına varmıştı. Parmak izi olmaması, ayakkabı numara ve kalıplarının farklılığı, görgü şahidi ya da maktullerin bilinen bir düşmanının olmaması soruşturmayı imkansız hale getirmeye başlamıştı. 

Konunun ilk günden itibaren basında yer alması Cinayet Büro’nun üstündeki baskıyı arttırırken, delil yetersizliğinden ilerleyemeyen Başkomiser Ali ve ekibi mahallelinin tamamıyla son zamanlarda dikkatlerini çekmiş olabilecek, mahallede olan herhangi bir olayı öğrenmek için durmaksızın konuşuyordu. Mahallede en son bir yıl önce, babaannesiyle yaşadığı evden çıkıp bir daha haber alınamayan görme engelli Esma dışında herhangi bir şey olmamıştı. Uzun süre birçok televizyon programına, ana habere konu olan 21 yaşındaki Esma’nın, yapılan bütün aramalara rağmen hiçbir şekilde izine rastlanamamıştı.

Cinayetlerin üzerinden 4 gün geçmişti. 5. Günün sabahında tüm sosyal medyada dört cinayetin sebebinin anlatıldığı bir itiraf mektubu konuşuluyordu. 

Esma, Demir, Ömer ve Zeynep çocuklukları beraber geçmiş dört yakın arkadaştı. Esma 9 yaşında bilinmeyen ateşli bir hastalık sebebiyle kör olduğunda, üç arkadaşı onu hiç bırakmamış, babaannesi ile birlikte onun gözleri olmuşlardı. Bir de Paşa vardı tabii. Esma’nın can yoldaşı köpeği. Bir elinde bastonu, diğer yanında Paşa ile gezerdi Esma. 

Bir gün yine Paşa ile birlikte Zeynep’le buluşmak için evden çıkmıştı. Huyu değildi pek akşam vaktinde evden çıkmak. Zeynep çok ısrar etmişti. 

Buluşacakları parka gitmek için köşeyi döndüğünde sıkıştırmıştı dört sarhoş Esma’yı. Paşa ne yaptıysa engelleyemedi, ilk iş kafasının sol tarafından tek el ateşle ondan kurtuldular. Gözlerinin görmediğini fark etmediler bile. İstediklerini aldıktan sonra tek saniye düşünmeden aldılar canını. 

Aldığı nefesten korkarak izledi her şeyi Zeynep. Arayamadı korkusundan kimseyi, sesi duyulur diye. Demir ve Ömer’e mesaj attı ama geldiklerinde çok geçti artık. Şükür Zeynep görmüştü hepsinin yüzlerini. Çocukluğundan beri Esma’ya aşık Demir kabul etmedi polisin aranmasını. Yüreği dayanmayacaktı birkaç gün sonra serbest bırakılmalarına. Usulünce gömdüler önce Esma’yla Paşa’yı.

Ertesi gün babaannesini ziyaret etmek için mahalleye gittiler. Daha eve varmadan Zeynep mahallede gördü Esma’nın katillerini. İlk görüşte tanıdı. Demir ve Ömer’e babaannenin yanından çıkıp Esma’yı ziyarete gidene kadar bir şey demedi. Sonra anlattı tek tek. 

Hepsi tek bir şey istiyordu artık. İbretlik bir adalet. 

Ömer kendince dini bütün bir gençti. Görme engelli savunmasız sevdiğine yapılanları konduramıyordu. Bildiği gibi intikam alacaktı. Okumuştu bir yerde. “Kim yabancı bir kadının güzelliklerine şehvetle bakarsa, kıyamet günü gözlerine eritilmiş kurşun dökülecektir.” Diyordu bir hadiste. Bakmamıştı doğruluğuna ama gözleri görmeyen Esma için bundan daha adil bir ceza olur muydu? 

Kazığa oturtmak gerekirdi böylelerini. Ama Zeynep herkesin dikkatini çekecek bir görüntü istiyordu. Son okuduğu kitap Foucault Sarnacı geldi aklına. Ömer’in elinden gelirdi. 

Uzunca süre izlediler katilleri. Doğru zamana kadar beklediler. Kendileri de şaşırıyordu özenle bu detayda bir cinayet planı yaptıklarına. Günü geldiğinde dördünü de aynı anda aldılar. Aynı anda aynı yerde önce gözlerine kurşun döküp sonra her birine kafalarının sol tarafına denk gelecek şekilde tek el ateş edip öldürdüler. Paşa da öyle öldürülmemiş miydi? Konuşmuşlardı önceden. Dördünü aynı yerde bırakmak istedikleri kadar büyük bir olay yaratmayacaktı. O yüzden karar verdiler dört farklı yerde bulunmalarına. Aylar öncesinden mekanları ayarlayıp düzenekleri buralara kurdular. İşleri bittiğinde kendileri arayıp haber verdiler polise.

İtiraf mektubunu sahte bir profilden yayınladıklarında beklediklerinden kısa sürede hızla yayıldı haber. Çok büyük çoğunluk Esma’nın başına gelenleri öğrenmiş, intikamı alındığı için mutlu olmuştu. 

Zeynep, Demir ve Ömer o gün bir daha görüşmemek üzere dağılacaklarına söz vermişlerdi. Esma’nın babaannesine Esma’nın mezarının yerini bildiren yine isimsiz bir mektup gönderip bir daha buluşmamak üzere ortadan kayboldular… 

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: