Karalamalar

Haksız Olmak Üzerine

Her birimizin mükemmel insanlar olduğu gerçeğini bir kenara koyarsak (!) çok büyük bir çoğunluğumuzun kabul etmediği ortak şeylerden bir tanesi de haksız olduğumuzu kabul etmemek. 

Bütün mantıklı argümanlarımız tükenmiş olsa bile o “Senin daha bilmediğin, benim sana söylemediğim neler var” bakışı ile üste çıkma çabası hepimizde var. “Aslında evrenin sırrını biliyorum, sen ne biliyorsun da ne konuşuyorsun” bakışı ve duruşu. El bir şey söylenecekmiş de kendinizi tutuyormuşsunuz gibi çeneye gider, kafa sağa sola sallanır, en sonunda da “Evet evet sen haklısın” gibi karşı tarafı komik duruma düşürme çabasına girilir hani. Tanıdık geldi değil mi?

Neden?

Amigdala sadece fiziksel bir zarar söz konusu olduğunda devreye girmiyor. Aynı şekilde özgüveninize, karakterinize bir saldırı olduğunda da koruma tepkisi veriyor. Eğer haksız olma durumunu kendinize bir hakaret olarak görüyorsanız amigdala için elinizi ateşe sokmakla “Haklısın” demek aynı anlama geliyor. Bu nedenle haksız olmaktansa gerçekten haksız olsanız bile bunun tersine ikna etmek için ne gerekiyorsa yapıyorsunuz. Hatta sebepsiz yere ağlıyorsunuz bile bazen. 

Konunun karakterinizle hiç alakası olmadığını düşünebilirsiniz. Ama haksızsınız. Araştırmalar ne kadar dediğim dedik bir karakterseniz haksız olmayı o ölçüde kabul edemediğinizi gösteriyor. Tahmin etmesi çok da zor değil tabii. 

Bir diğer sebep ise karşınızdaki kişi ile ilgili önyargılarınızın olması. Genel olarak saygı duyduğunuz birinin o konuyla ilgili hiç bilgisi olmadığını bilseniz dahi söylediğini kabul etme/yapma eğiliminiz olmadı mı hiç? Bir bildiği vardır demediniz mi? Bu çok normal bir durum. Ama bir de tam tersi var. Alakasız bir konuda fikir ayrılığı yaşadığınız bir arkadaşınızın söz konusu konuyla ilgili bilgi birikimi olduğunu bildiğiniz halde fikrini kaç kez reddettiniz? Bunun sebebi de bir kez haklı çıkmış olmasının her durumda haksız olduğu önyargısına varmış olmanız. 

Sevgili haklılar…

Konu bir “Ben daha çok şey biliyorum” kavgasına döndüğü andan itibaren o tartışmadan sağlıklı bir sonuç çıkmayacağı çok açık. En kötü ihtimalle haklı tarafın artık haklı olduğuna karşı tarafı ikna etme şansı yok. O yüzden haklı tarafa naçizane önerim: Koşarak kaçın. Ya da kansere çare arayın, çünkü karşı tarafı ikna etmekten an itibariyle daha kolay. 

Haksızlık Hissini Kontrol Etme 

Her şeyin farkındayım ama bunu düzeltemiyorum diyen sevgili yüce gönüllü okuyucular için birkaç küçük tavsiye…

Kendini sevmek ve kendini savunmak farklı şeylerdir. Kendini seven insan etrafında sevdiği insanların kalmasına özen gösterir. Ve her durumda kör bir şekilde kendini savunmak insanlar sizi ne kadar severse sevsin sizden uzaklaşmalarına sebep olur. Bu nedenle haksız olduğunuz durumlarda ne için neden vazgeçtiğinizi düşünüp ona göre hareket etmeniz karakterinizden bir şey kaybettirmez. Sizi sadece insanların fikirlerine saygı duran ve gerektiğinde ilişkilerini doğru olduğunu düşündüğü şeylerin üstünde tutan bir insan yapar. Bunda da büyük bir problem var gibi görünmüyor, değil mi?

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: