Yeni yazılardan haberdar olmak isterseniz mail adresinizi bırakmanız yeterli!

Comfort Zone’dan Çıkmak için Her Gün Uygulayabileceğiniz 10 Egzersiz

Rahat alan diyebiliriz buna. Canınızı yakmadan, stres ve endişe hissetmeden kontrol edebileceğiniz alanda kalma durumudur tanımı. Kabuğunu kırmak deyiminin tam tersidir. Etrafınızdaki her 10 insandan 9’unda görürsünüz ve bu listeye muhtemelen siz de dahilsiniz.

 

Ağzımızın tadı kaçmasın, durup dururken rahatımız bozulmasın, boşuna iş olmasın diye hayal ettiğimiz ya da gelmek istediğimiz duruma gelememe davranışıdır. Kendimizi mental olarak güvende hissederiz ve bu şekilde stres seviyemizi azaltır, mutluluk seviyemizi belli bir noktada sabitler ve endişelerimizden uzak dururuz. Bilinçaltımız der ki: Her şeyin yolunda gitmesi, bir şeyleri başarmandan, bir şeylerin çok iyi olmasından daha önemlidir.

 

Halbuki yapılan araştırmalar gösteriyor ki belli bir seviyede stres ve endişe size zarar vermediği gibi sizi canlı tutar. Burada “belli bir seviye” şu anlama gelir: Çok fazla stres de stresin yokluğu da sizin için kötüdür. Bu nedenle rahat alanınızı ne çok zorlamalı ne de oraya tıkanıp kalmalısınız. Çünkü başarı ve mutluluk doğru zamanda canınızı yakmanız ve doğru zamanda risk almaktan kaçınmanız anlamına gelmektedir.

 

Eğer sizi başarısız yapan şeyin çoğunlukla rahat alanınız (comfort zone) olduğunu düşünüyorsanız, bugünden başlayarak uygulayabileceğiniz ve alışkanlık kazanabileceğiniz davranışlar mevcut. İşte bilimsel olarak etkililikleri kanıtlanmış ve kazanılması gereken günlük 10 davranış.

 

  1. Farklı sabah rutinleri deneyin. Farkında olmasanız da mutlaka uyandığınızda bir rutini gerçekleştirirsiniz. Ancak bunu bilinçli hale getirmek ve belli aralıklarla değiştirmek sizi daha zinde ve enerjik hale getirir. Ancak önemli nokta bu rutinin sevdiğiniz bir aktivite olması. Küfür ederek maillerinize bakarak başlamayın örneğin. Yürümeyi, egzersiz yapmayı, kahvaltı yapmayı, gazete okumayı deneyin.
  2. Spor yapın. Bu pahalı bir salona gidip bir sürü para verin demek değil. Akşamları 1 saat koşabilir, fitness uygulamalarını kullanarak evde kendiniz temel hareketler yapabilirsiniz. Tabii ki fırsatınız varsa bir koç eşliğinde profesyonel olarak spor yapmanız çok daha sağlıklı. Ancak her gün 1 saatinizi mutlaka spora ayırın.
  3. Son 1 yılda kullanmadığınız eşyalardan kurtulun. Kullanılmayacak durumda olduklarını düşünmüyorsanız sakın atmayın. Faydalanabileceğini düşündüğünüz birine verin.
  4. Sevmediğiniz bir şeyi yapın. Tango öğrenmek, zor bir yemeği yapmak, kitap okumak (umarım sevmediğiniz şey bu değildir), sevmediğiniz bir yemeği yemeyi yemek, sunum yapmak gibi. Yaparken de sevmek için sebepler yaratın.
  5. Hızlı karar verin. Çoğunlukla risk almak istemediğimiz için karar vermekten kaçıyoruz. Sonuçlar kötü olabilir ancak sonuçları sahiplenmeyi öğrendiğinizde rahat alanınızdan gerektiğinde çıkmak daha kolay olur. Bu nedenle günlük konularda bugünden itibaren inisiyatif alarak hızlı karar vermeyi deneyin.
  6. Bir kişiye onun hakkında ne düşündüğünüzü söyleyin. Geri bildirim vermek çoğunlukla karşı tarafı kırmamaya çalışırken dürüst olamadığımız bir aktivite. Bunun sonuçları da haliyle olumsuz oluyor. Müdürünüzle, yakın arkadaşınızla, doktorunuzla, hayatınızda etkisi olan herhangi biriyle konuşurken dürüst olamamanız yanlış anlaşılma korkunuzdan, bu da rahat alandan çıkmak istemeyişinizden geliyor. Korkmayın, doğru kelimelerle ve iyi niyetle verilen geri bildirimler, içerik olarak olumsuz olsalar dahi, hayatınızın kalitesini ve özgüveninizi arttırır.
  7. Farklı türde filmler izleyin, kitaplar okuyun, müzikler dinleyin. Bilgi birikimi paylaşma isteğinizi arttırır ve bu da farklı insanlarla sağlıklı arkadaşlıklar kurmanıza olanak sağlar. Bunun yanı sıra farklı bir bakış açısı kazanmanıza da yardımcı olur.
  8. Gülmeyi unutmayın. Çoğunlukla enerjisizliğin, verimsizliğin sebebi mutluluk hormonunun eksikliğidir. Adına ister evrene mutluluk göndermek deyin ister inanç, sizin gülümsemeniz size gülümseme ve mutluluk olarak geri döner. Enerjiniz yerine gelir, zihniniz açılır, yaratıcılığınız artar ve bir de bakmışsınız küçük sürprizlerle gününüz düşündüğünüzden çok daha güzel geçmiş.
  9. Yardım edin. Çoğunlukla etrafımızda bizim gibilerle yaşarken, çok daha büyük sınavlar veren insanları unutuyoruz. Etrafımız özel insanlarla dolu. Onları ihmal etmeyin. Göreceksiniz ki hayat amacınız, yaşama sevinciniz çok da uzaklarda değil. Büyük hastalıklarla, yokluklarla, sakatlıklarla savaş veren insanların hayata ne kadar bağlı olduklarını gördükçe yapabileceklerinizin sınırı olmadığını fark edeceksiniz.
  10. İnanın. Kimse sizin hatalarınızın, mutsuzluklarınızın sorumluluğunu üzerine almaz. Kendinize inanın ve hem başarılarınızı hem kararlarınızı hem de hatalarınızı kabul edin. Korkmayın, bir dünya savaşı çıkarmadığınız, bir çocuğun, bir yaşlının gözyaşına sebep olmadığınız, sağlığınızdan olmadığınız ya da birini sağlığından etmediğiniz sürece yapabileceğiniz hatalarınız bir süre sonra hatırlanmayacaktır bile. Harekete geçin.
signature
share

No Comments Yet.

What do you think?

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir